Vikipedi, özgür ansiklopedi
(
İstanbul (il) sayfasından yönlendirildi)
 |
Bu sayfada devam eden bir çalışma vardır. Siz de yardım etmek istiyorsanız ya da çalışma yarıda kalmışsa, çalışmaya katılan kişilerle iletişime geçip, sayfanın durumunu onlara sorabilirsiniz. Sayfanın geçmişine bakıldığında, sayfa üzerinde 7 günden daha uzun bir süredir değişiklik yapılmadığı gözleniyorsa, bu şablon sayfadan kaldırılabilir. |
- Bu madde İstanbul il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için İstanbul (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz.
İstanbul ili, Türkiye'nin kuzeydoğusunda, Marmara Bölgesi sınırları içinde yer alan; ülkenin en kalabalık ilidir.[4] Toprakları Asya ve Avrupa anakaralarına yayılan kıtalararası bir il olan İstanbul'un Çatalca Yarımadası üzerinde bulunan toprakları Avrupa yakası, Kocaeli Yarımadası üzerinde bulunan topraklarıysa Anadolu yakası olarak adlandırılır.[4] İlin iki yakasını birbirinden İstanbul Boğazı ayırır.[5] İstanbul ili kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi, batıda Tekirdağ, doğuda da Kocaeli ile komşudur. İl toprakları 39 ilçe belediyesine bölünmüş olup; bu belediyelerin tümü İstanbul Büyükşehir Belediyesi çatısı altında toplanmıştır. 10 Temmuz 2004 tarihinde çıkarılan bir yasayla İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları il mülkî sınırlarıyla eş hâle getirilmiştir.[6]
Son yıllarda birbiri ardında ortaya çıkartılan arkeolojik bulgularla il topraklarında insanlık tarihine ilişkin önemli bilgiler elde edilmiştir. İl sınırları içindeki Yarımburgaz Mağarası'ndan çıkarılan taş aletlerle, ilkel insan izlerinin 400.000 yıl öncesine dayandığı ortaya çıkmıştır.[7][8][9][10] Anadolu Yakası'nda yürütülen kazı çalışmaları ve bunlara bağlı araştırmalar, ilde tarım ve hayvancılığa dayalı ilk yerleşik insan topluluğunun İ.Ö. 5500'lere tarihlenen Fikirtepe Kültürü olduğunu göstermiştir.[11] Bu arkeolojik bulgular yalnızca İstanbul'un değil, tüm Marmara Bölgesi'nin en eski insan izleridir.[11] İstanbul ili sınırları içinde kent bazında ilk yerleşimler ise Anadolu Yakası'nda Kalkedon; Avrupa Yakası'nda Byzantion'dur. İlin bugünkü topraklarında tarih boyunca pek çok farklı güç egemenlik sürmüştür. Yunan şehir devletleriyle başlayan bu süreç Roma, Bizans, Latin ve Osmanlı imparatorluklarıyla sürmüş; il toprakları son olarak Türkiye Cumhuriyeti yönetimine girmiştir. Cumhuriyet dönemi öncesinde egemenliği altında olduğu devletlere binlerce yıl başlentlik yapan İstanbul, 13 Ekim 1923 tarihinde başkentin Ankara'ya taşınmasıyla bu özelliğini yitirmiş; ancak ülkenin ticaret, sanayi, ulaşım, turizm, eğitim, kültür ve sanat merkezi olma özelliğini sürdüregelmiştir.[12]
Karadeniz ile Marmara Denizi'ni bağlayan ve Asya ile Avrupa'yı ayıran İstanbul Boğazı'na ev sahipliği yapması nedeniyle, İstanbul ilinin jeopolitik önemi oldukça yüksektir.[13] Bugün tamamına yakını doldurulmuş olan ya da kaybolan doğal limanları vardır. Bu özellikleri yüzünden bölge toprakları üzerinde uzun süreli egemenlik anlaşmazlıkları ve savaşlar yaşanmıştır. Su kaynaklarının, şehirlerin kurulu olduğu kıyı kesimlerine uzaklığı, tarih boyunca yönetimler için sıkıntı olmuştur.[14][15] Başlıca akarsular Riva, Kâğıthane ve Alibey dereleridir.[16] İl toprakları az engebelidir ve en yüksek noktası Kartal ilçesindeki Aydos Dağı'dır.[16] İldeki başlıca doğal göller Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Durusu gölleridir.[16] İl ve yakın çevresinde, Karadeniz ile Akdeniz makro iklimleri arasında geçiş özellikleri görülür.[16] Hava sıcaklıkları ve yağış ortalamaları düzensiz; bitki örtüsü dengesizdir.[16]
- Ana madde: İstanbul'un adları
İstanbul ili adını, eskiden beri ilin merkezi konumunda olan İstanbul kentinden almaktadır. Tarih boyunca İstanbul kentine verilen onlarca ad içinde, Türkler tarafından yaygın biçimde benimseneni ve günümüzde kullanılanı İstanbul'dur. Bu adın "eis tin polin" (Yunanca: εις την πόλιν) tamlamasından geldiği sanılmaktadır.[17] Bu tamlama, o dönem Yunancasında "şehirde", "şehrin içinde", "şehiriçi" gibi anlamlara gelmekteydi.[17] Ayrıca halk dilinde "n" ünsüzüne bitişen "p" sesi "b" sesine dönüşüyordu.[17] Bu bağlamda İstanbul adının kökeni pek çok kaynakta bu tamlamayla ilişkilendirilmektedir. İ.S. 2'nci yüzyıldan kalma Ermeni kaynaklarında da Istanbol ya da Istınbol biçiminde anılan şehir adının, Türkçeye bu şekilde giriş yapmış olması olasıdır.[18] Osmanlı döneminde şehir merkezi için kullanılan adlar çeşitlilik gösterse de vilayet çapında adlandırma hemen hemen sabit kalmıştır. İstanbul kentine ev sahipliği yapan üst idari birimin, şehirle aynı adı taşıması Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma bir uygulamadır. Roma egemenliği altındayken ilin topraklarının bulunduğu eyalet ise Avrupa Yakasında Trakya (Latince: Tracia, Yunanca: Θράκη); Anadolu Yakası'nda Bitinya (Latince: Bithynia, Yunanca: Βιθυνία) eyaletiydi.[19]
- Ana madde: İstanbul'un tarihi
Yapılan arkeolojik kazılar ve bunlara bağlı araştırmalar sonucunda İstanbul ilinin kapsadığı topraklarda ilk insan izlerinin günümüzden 300.000-400.000 yıl öncesine tarihlendiği ortaya çıkmıştır. Binlerce yıllık geçmişinde pek çok insan topluluğuna yurt olan İstanbul topraklarında tarım ve hayvancılığa dayalı ilk yerleşik düzense İ.Ö. 5.500'lerde olmuştur. Kent türü ilk yerleşim Megaralılar tarafından İ.Ö. 7'nci yüzyılda Anadolu Yakası'nda antik Kalkedon kentinin kurulmasıyla başlamış; Avrupa Yakası'nda ise yine başka bir Megaralı topluluk tarafından birkaç yıl sonra antik Byzantion kenti kurulmuştur. Özellikle Byzantion kenti stratejik konumu ve jeopolitik önemi nedeniyle tarih boyunca egemenlik savaşlarına sahne olmuş; İstanbul ve çevresi tarihin değişik dönemlerinde Roma, Bizans, Latin ve Osmanlı imparatorluklarının yönetimi altına girmiştir. Son olarak Türkiye Cumhuriyeti topraklar içinde kalan İstanbul, hâlen ülke tarihine yön verecek olaylara sahne olmaktadır.
Tarihöncesi ve antik dönem [değiştir]
İstanbul'da en eski insan izleri Yarımburgaz Mağarası'nda bulunmuştur.[20][7] Mağaradaki bulgular Paleolitik, Neolitik, ve Kalkolitik dönemlere aittir.[20] Bugün İstanbul kent merkeziyle hemen hemen birleşmiş olan mağara Küçükçekmece Gölü kıyılarına oldukça yakın bir konumda; Marmara Denizi'ne ise 12 km uzaklıkta bulunmaktadır.[9] Mağaranın bilimsel açıdan keşfi 19'uncu yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşmiş ve ilk kapsamlı araştırma kazısı 1986 yılında başlatılmıştır.[9] Büyük ölçüde bozulmaya uğrayan mağarada, mağara insanlarının kullanmış olduğu taşıllaşmış araç-gereçler bulunmuştur.[10] Bu alan yalnızca İstanbul'da değil, Avrupa'da da insan izlerinin görüldüğü en eski yerlerdendir.[20] Mağara tarihin belirli dönemlerinde terk edilmiş olsa da, Helenistik dönem ve Bizans döneminde bile çeşitli amaçlarla kullanılmayı sürdürmüştür.[7] Bunun dışında Pendik ve Göksu Deresi kıyılarında da daha yeni tarihli olmakla birlikte benzer sitlere rastlanmıştır.[20]
İstanbul ili sınırları içinde ve hatta tüm Marmara Bölgesi'nde yerleşik yaşamın en eski bulgularıysa Fikirtepe Kültürü'ne aittir.[21] Kökenleri hakkında yeterli bilgiye sahip olunmadığı için, yerleşme alanı ve topluluğun kültürü, bölgenin çağdaş adıyla anılmaktadır. Bu kültüre ait kalıntılar, 1907 yılında İstanbul-Bağdat demiryolu hattının yapımı sırasında tesadüfen bulunmuştur.[11] Pendik'in Kaynarca mahallesinde de Fikirtepe Kültürü'nü yaşayan başka bir yerleşke ortaya çıkarılmıştır. Cumhuriyet döneminde çeşitli arkeolojik kazı çalışmaları yürütüldüyse de, bölge hızla kentleştiği için her iki yerleşkenin de üstü apartmanlarla kapanmıştır. Kazılarda elde edilen bulgulara göre Fikirtepe Kültürü son neolitik çağda ortaya çıkmıştır. Fikirtepe kültürü yalnızca İstanbul'a değil, tüm Trakya ve Anadolu'da Eskişehir'e kadar yayılma göstermişir.[11] Fikirtepe yerleşkesinde evler yuvarlak ya da söbe biçimlidir. Ahşap direkler, kuru dallar ve sazlar kullanılarak duvarlar oluşturulmuş; bu perde çamurla sıvanmıştır. Kemik, boynuz ve çakmaktaşından yapılan araçlar, hayvan beslemenin yanı sıra avcılığın da hâlen var olduğunu göstermektedir.[11]
Marmaray çalışmaları kapsamında yine tesadüfen karşılaşılan insan izleri, şehrin bilinen tarihini binlerce yıl eskiye taşımıştır. 8.500 yıl öncesine tarihlenen mezarların yanı sıra yakılmış ölülerin küllerinin saklandığı çömlekler günyüzüne çıkartılmıştır.[22][23] İstanbul ilinde daha yeni tarihli yerleşmelere bakıldığında, İ.Ö. 1200'lerde Trak, Frig ve Bitin kavimlerinin, günümüzde var olmayan Bayrampaşa Deresi çevresinde yerleşmiş oldukları görülmektedir.[20] Ancak bu kavimlerin henüz yazılı tarihe geçmemiş olmalarından ötürü haklarında bilinenler çok azdır.
İ.Ö. 1. yy'dan kalma bir mezartaşı, Kalkedon
İstanbul ili sınırları içinde ilk kent türü yerleşke, İ.Ö. 680'li yıllarda Megara'dan gelen Yunan kolonistler tarafından kurulmuştur.[21] Çamlıca Tepesi'nin eteklerinde kurulan kent, Kalkedon adını almıştı.[24][25] (Yunanca: Χαλκηδών) Günümüzde bu kent, Kadıköy ilçesi ile ilişkilendirilse de aslında ilk kent Haydarpaşa ile Doğancılar Parkı arasında bulunyordu. Günümüze ulaşamayan ve doğal bir yapı olan Üsküdar limanın kıyılarında kuruluydu.[21] Üsküdar'da Kalkedon'a komşu Skutari ya da Hrisopolis kenti ve Silivri'deki antik Selymbria kenti hemen hemen aynı yüzyıl içinde Yunan kolonistlerin İstanbul'da kurduğu diğer şehirlerdir.[26][27]
Yunan kolonistlerin İstanbul'da kurduğu en önemli kentse, bugün ilin merkezi olan İstanbul kentini nüvesini oluşturan Byzantion'dur.[7] (Yunanca: Βυζάντιον) Kentin kuruluşu ile ilgili bilgiler mitolojik söylencelerle karışmış olsa da, Antik Yunan ve Roma kaynaklarının birleştiği görüş, kentin İ.Ö. 660-657 yıllarında Komutan Byzas önderliğinde Megaralı kolonistlerce kurulduğudur.[21][7] Kent adını kurucusu Byzas'tan almaktadır. İlk kent günümüzde Sarayburnu olarak anılan, tarihî yarımadanın en doğu ucunda kurulmuştu. Su kaynaklarının yetersizliğine karşın, Haliç gibi büyük bir doğal limanın varlığı sayesinde bu kent hızla büyümüş ve bugün il topraklarının bulunduğu bölgenin tarihine yön vermiştir.[21] Bağımsız bir şehir devleti olarak hızla gelişen Byzantion ve çevresinin egemenliği için çetin mücadeler yapıldığı görülmektedir. Kenti belirli dönemlerde egemenliği altına alan güçler arasında Persler, İskitler ve Makedonlar vardır.[28]
Byzantion kenti uzun süren çalkantılı bağımsızlık ve boyunduruk dönemlerinin ardından, İ.S. 196 yılında Roma İmparatoru Septimus Severus tarafından imparatorluğa ilhak edilmiştir.[7] Roma döneminde günümüz İstanbul'unun Avrupa Yakası'nı oluşturan bölüm Trakya olarak geçmekteydi. İlin, Anadolu Yakası'ndaki toprakları ise Bitinya eyaleti sınırlarındaydı. Aynı dönemde kentin adı da Latinleştirilerek Byzantium olarak anılmaya başlamıştı.[18]
Stratejik konumu nedeniyle Roma İmparatorluğu'nun başkentinin İstanbul'a taşınmasıyla şehir hızla bir değişim ve gelişim süreci içine girdi. Başkenti Roma'dan İstanbul'a taşıyan imparator I. Konstantin, kentte kapsamlı bir imar hareketi başlattığı için şehir Konstanin'in kenti anlamına gelen Konstantinopolis olarak anılmaya başlandı.[29] (Yunanca: Κωνσταντινούπολη, Konstantinupoli)
Konstantinopolis kentinin farazî görünümü
Roma İmparatorluğu'nun 395 yılında Doğu Roma ve Batı Roma olarak ikiye bölünmesiyle kent artık Doğu Roma egemenliğine girdi.[30] Doğu Roma adı tarihî kaynaklarda sık sık görece yeni bir kullanım olan Bizans İmparatorluğu adıyla anılmaktadır. Büyük imparatorluğun ikiye ayrılmasının ardından, Bizans İmparatorluğu 1000 yılı aşkın süreyle bölgenin en etkin güçlerinden biri olmayı sürdürdü. Özellikle son dönemlerinde yaşanan güç ve toprak kayıplarına karşın şehir Byzantion adıyla kurulmasından günümüze dek hiç terk edilmeden gelmiştir. Kent surlarının nüfun artmasına paralel olarak 4 kez batıya kaydırılması suretiyle kent büyütülmüştür.[13] Tarihî yarımada olarak adlandırılan Suriçi'ndeki bu yerleşim günümüz İstanbul ilinin de merkezi konumundadır.
Bizans egemenliğinde İstanbul toprakları onlarca istilaya ve kuşatmaya maruz kalmıştır. Tarih boyunca kente akınlar düzenleyen ya da kenti kuşatan kavimler arasında İskitler, Türkler, Bulgarlar, Macarlar, Ruslar, Araplar, Sasaniler ve Katolik Hristiyanlar vardır.[28] Bunlar içinde başarıya ulaşan ilki, Avrupalı Katolik devletlerin oluşturduğu Haçlı ordusunun beklenmedik istilasıdır.[28] Haçlı Ordusu olarak anılan bu karma ordu, dördüncü seferinde Konstantinopolis üzerine yürümüş ve şehri yağmalayarak Ortodoks kültürüne ait pek çok yapıtı yıkmışlardır.[31] 1204 yılında gerçekleşen bu olay sonucunda İstanbul çevresindeki topraklar Latin İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiştir. Sözkonusu topraklar 21 Temmuz 1261 yılında, Bizans İmparatoru VIII. Mikhail Palaiologos tarafından yeniden ele geçirilince Latin İmparatorluğu tarihe karışmış ve bölge, imparatorluğun son dönemlerinde yoğunlaşan Türk akınlarına değin Bizans yönetiminde kalmıştır.[31] İmparatorluğun son zamanlarında Türklerin Suriçi dışında İstanbul ili sınırları içinde kalan hemen hemen her yeri topraklarına katmasıyla Bizans İmparatorluğu yalnızca Suriçi'ne sıkışmış hâlde kalmıştır.
Osmanlı dönemi [değiştir]
Osmanlıların, Konstantinopolis şehirini ilk kuşatmaları 11'üncü yüzyılın sonlarına rastlamaktadır.[28] Ancak bu yüzyıl boyunca pek çok kez, çeşiti nedenlerle Osmanlılar İstanbul topraklarına akınlar düzenlemişlerdir. Bu akınlar sonucunda İstanbul'daki toprakları birkaç şehirden ibaret kalan Bizans'ın bu şehirleri, Osmanlılar tarafından haraca bağlanmıştır. Ancak Osmanlıların şehre ilk sistemli ve organize seferi, II. Murad döneminde gerçekleştirilen 1422 kuşatmasıdır.[28][32] Başarıya ulaşamayan bu kuşatma öncesinde ve sonrasında İstanbul topraklarındaki Bizans şehirlerini çevreleyen tüm topraklar alınmış, Bizans'ın karadan bağlantısı kesilmiştir. II. Murad'ın hükümdarlığı süresince sonuç alınamayan kuşatmalar; I. Bayezid döneminde de sürmüş; II. Mehmed döneminde başarıya ulaşmıştır.[32] Kuşatmaya hazırlık olarak, daha önce I. Bayezid tarafından yaptırılan Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı yaptırılmıştır.[33] Böylece tüm İstanbul topraklarında egemenlik kurulmuş; büyük bir donanma ve etkili silahların da yardımıyla 53 gün süren kuşatma sonucu 29 Mayıs 1453 tarihinde İstanbul topraklarının tamamı, Osmanlı yönetimi altına girmiştir.
İstanbul topraklarında yer alan en büyük şehir olan Konstantinopolis'in Müslüman Türklerin eline geçmesiyle, bölgenin kültüründe ve nüfus profilinde de değişiklikler olmuştur. Suriçi başta olmak üzere İstanbul genelindeki tüm şehir ve köylere Türkler yerleştirilmiş; bir süre Konstantinopolis'in Arapça uyarlaması olan Konstantiniyye kullanılsa da, bu ad terk edilerek şehre İstanbul denmeye başlanmıştır.[18] Birtakım idari düzenlemeker sonucunda İstanbul ve çevresindeki tüm köyler ile sancaklar; oluşturulan İstanbul Vilayeti'ne bağlanmıştır.[34] Günümüzde İstanbul ilinin idari sınırları, bu dönem İstanbul Vilayeti'nin nispeten daralmış hâlidir.
Şehrin 1453 yılında Türklerce ele geçirilmesinin ardından 1900'lü yıllara değin şehre karşı herhangi bir saldırı ya da akın gerçekleşmemiştir. 20'nci yüzyılın başlarında eski gücünü giderek yitirmeye başlayan ve giderek dışa daha bağımlı hâle gelen Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı'nda yenilgiye uğraması ise şehrin itilaf devletlerince işgal edilmesine neden olmuştur.[35] 13 Kasım 1918 tarihinden başlayarak dönemin İstanbul Vilayeti'ndeki tüm önemli merkezlere ve İstanbul Boğazı'na askerî birimler konuşlandırılmış, şehrin hâkimiyeti Avrupalı itilaf devletlerine geçmiştir.[35]
Cumhuriyet dönemi [değiştir]
İstanbul'da 5 yıl süren işgalin ardından İtilaf Devletleri, 2 Ekim 1923 tarihinde Lozan Barış Antlaşması uyarınca İstanbul'u terk ettiler. Böylece bölgenin egemenliği kısa süre sonra kurulduğu ilan edilen Türkiye Cumhuuriyeti'ne geçmiş oldu. Ancak Çanakkale Boğazı ile birlikte İstanbul Boğazı'nın yönetimi uluslararası bir komisyona bağlandı. Boğazlar, 20 Temmuz 1936 tarihine dek bu şekilde yönetildi. İkinci Dünya Savaşı öncesinde gerilmeye başlayan siyasi ortamda, Türkiye güvenlik kaygıları olduğunu dile getirerek Boğazlar üzerinde yetkisini arttırmak için harekete geçti.[36] Konuya hâkim bir heyet tarafından bir taslak hazırlandı ve Türk tarafının bastırması sonucu İsviçre'nin Montrö kentinde Boğazların durumu için Karadeniz'e kıyıdaş olan ya da Boğazlarla ilgili olan devletler arasında görüşmeler başlatıldı.[36] İmzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye güvenlik konularında Boğaz üzerinde tam yetkili oldu.[36]
Cumhuriyet'le birlikte iki binyıla yakın süredir kesintisiz başkentlik yapan İstanbul'dan bu niteliği 13 Ekim 1923 tarihinde kaldırılmış ve yeni ülkenin başkenti Ankara iline taşınmıştır. Ancak buna karşın İstanbul ülkenin ticaret, sanayi, ulaşım, turizm, eğitim, kültür ve sanat merkezi olma özelliğini sürdürmüştür.[12] İstanbul özellikle 1950'li yıllardan başlayarak sanayileşmenin sonucu olarak yoğun iç göçe maruz kalmıştır. İlin, o tarihe değin, küçük köyler olan pek çok ilçesi bu göç dalgarıyla hızla düzensiz büyümüş ve şehrin merkeziyle birleşmiştir. İstanbul ilinde şehir merkezi batıda Büyükçekmece'den doğuda Tuzla'ya kadar kesintisiz uzanmaktadır.
- Ana madde: İstanbul coğrafyası
İstanbul ili toplamda 5.343 kilometrekarelik bir alanda, iki büyük yarımada (Çatalca ve Kocaeli) ve irili ufaklı 11 ada üstünde kuruludur.Not 1 [›] İlin komşuları kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi, batıda Tekirdağ ve doğuda Kocaeli'dir. 12.5 milyonu aşan nüfusuyla ülkenin en kalabalık ilidir. Ülke nüfusunun %17.8'i İstanbul ilinde yaşamaktadır.[37][38] İstanbul Boğazı ile kabaca ikiye bölünen ilin toplam kıyı uzunluğu 647 kilometredir.[39][13] Bulunduğu konum itibarıyla Akdeniz ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçiş bölgesidir. Bu nedenle yağış, hava sıcaklığı, bitki örtüsü gibi coğrafi ögelerin dağılımı il çapında düzensizdir.[40][13]
- Ana madde: İstanbul iklimi
- Kaya, Önder (2010). Cihan Payitahtı İstanbul (Türkçe dilinde). İstanbul: Timaş. ISBN 978-605-114-165-5.
- Göncüoğlu, Süleyman Faruk (2010). İstanbul'un İlkleri Enleri (Türkçe dilinde). İstanbul: Ötüken. ISBN 978-975-437-753-8.
- "İstanbul". Temel Britannica IX: sf. 114-122. (1993). İstanbul: Ana Yayıncılık. 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- "Muhtelif maddeler". Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi. (1993). İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun özgeçmişi. 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ a b İllere göre şehir ve köy nüfusu. 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.(WebCite®)
- ^ a b T.C. İstanbul Valiliği il plaka ve telefon kodları. 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.(WebCite®)
- ^ a b "İstanbul". Temel Britannica IX: sf. 114. (1993). İstanbul: Ana Yayıncılık. 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ Bosphorus (strait, Turkey). 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (İngilizce) (WebCite®)
- ^ İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetki alanı. 7 Aralık 2009 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ a b c d e f Kaya, Önder (2010). “Byzas'ın yerinden Konstantin'in şehrine: İstanbul”, Cihan Payitahtı İstanbul (Türkçe dilinde), sf. 15-23, İstanbul: Timaş. ISBN 978-605-114-165-5.
- ^ Çağlar boyu İstanbul. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b c History of sedimentary infilling of Yarimburgaz Cave, Turkey. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (İngilizce) (WebCite®)
- ^ a b İstanbul'un en eski yerleşimi: Yarımburgaz Mağaraları. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ a b c d e "Fikirtepe Kültürü". Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi III: sf. 315, 316, 317. (1993). İstanbul: Tarih Vakfı Yayınları. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b "İstanbul". Temel Britannica IX: sf. 115. (1993). İstanbul: Ana Yayıncılık. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b c d Coğrafi konum ve stratejik önem. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ İstanbul'da suyun tarihçesi. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ Kemerler: Suyun yolları. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ a b c d e "İstanbul". Temel Britannica IX: sf. 116. (1993). İstanbul: Ana Yayıncılık. 29 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b c Kelimebaz: İstanbul. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.(WebCite®)
- ^ a b c Göncüoğlu, Süleyman Faruk (2010). “En çok ismi olan şehir”, İstanbul'un İlkleri Enleri (Türkçe dilinde), 233, İstanbul: Ötüken. ISBN 978-975-437-753-8.
- ^ The Bithynian cities under the later empire. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (İngilizce) (WebCite®)
- ^ a b c d e Göncüoğlu, Süleyman Faruk (2010). “İstanbul'da ilk izler”, İstanbul'un İlkleri Enleri (Türkçe dilinde), 25, 26, İstanbul: Ötüken. ISBN 978-975-437-753-8.
- ^ a b c d e Göncüoğlu, Süleyman Faruk (2010). “İstanbul'un ilk kuruluşu”, İstanbul'un İlkleri Enleri (Türkçe dilinde), 26, 27, 28, İstanbul: Ötüken. ISBN 978-975-437-753-8.
- ^ Istanbul's ancient past unearthed. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ İlk insanın külleri kampta. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ Chalcedon. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (İngilizce) (WebCite®)
- ^ Chalcedon. 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (İngilizce) (WebCite®)
- ^ Üsküdar. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ Silivri'nin tarihçesi. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ a b c d e "Kuşatmalar". Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi IX: sf. 135-139. İstanbul: Arkın. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ Kaya, Önder (2010). “Yenilenen imparatorluğun yeni başkenti: Konstantinopolis”, Cihan Payitahtı İstanbul (Türkçe dilinde), sf. 23-36, İstanbul: Timaş. ISBN 978-605-114-165-5.
- ^ "Roma İmparatorluğu". Yeni Cumhuriyet Ansiklopedisi IX: sf. 114. (1993). İstanbul: Ana Yayıncılık. 28 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b Kaya, Önder (2010). “1204 Haçlı İstilası ve Konstantinopolis”, Cihan Payitahtı İstanbul (Türkçe dilinde), sf. 71-81, İstanbul: Timaş. ISBN 978-605-114-165-5.
- ^ a b "Fetih". Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi III: sf. 302-305. İstanbul: Arkın. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ Rumeli Hisarı hakkında genel bilgi. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ İstanbul Vilayeti : Çatalca ve İzmid sancakları haritası. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b "Düşman filoları İstanbul'da". 20. yüzyıl ansiklopedisi (?) I: sf. 97. (1990). Ed. ?. İstanbul: Tercüman Gazetesi. 22 Kasım 2009 tarihinde erişilmiştir.
- ^ a b c Montrö Boğazlar Sözleşmesi - Boğazlar Sorunu'nda son aşama. 22 Kasım 2009 tarihinde erişilmiştir.
- ^ Nüfusun Yüzde 17.8`i İstanbul`da Yaşıyor!. 1 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ İşte Türkiye'nin nüfusu. 1 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ İstanbul kıyı alanlarının planlanması ve yönetimi. 1 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir. (WebCite®)
- ^ "İklim". Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi IV: sf. 148, 149. İstanbul: Arkın. 30 Haziran 2010 tarihinde erişilmiştir.